Tebdilciler ve Islahcılar E-posta

 İslâm harfleri mi, Latin harfleri mi derken ortaya çıkmış bu iki grubun fikirleri, savunmaları..

    Arab sistemi harflerin mevcut ve mevhum eksikliklerinden dolayı bizim ekserimizde her harf için dört matbaa şekline malik olan Arab harflerinin bugünkü halinde bizim medenî ihtiyaçlarımızı ifa edemediği kanaati hâsıl olmuş ve bunun neticesindedir ki, Arab harflerini ıslah yahut onları Latin harfleriyle tebdil etmek fikirleri ortaya atılmıştır.

Tebdil (değiştirme) taraftarlarının en ileri gelen mümessilleri Latin harflerini onun Avrupa'da kullanılan prensiplerini değiştirmeden kabul etmeyi ileri sürüyorlar (Şeklen müstakimü'l -hutut olmak, büyük ve ufak harf şekillerinin muhafaza edilmesi, baskı harfleriyle el yazısı harfler arasındaki mahsus farkların olduğu gibi kalması ve saire) Yalnız Latin elifbasında harfleri bulunmayan Türkçe sesler için yapılacak yeni harflerin şekilleri hakkında uyuşamıyorlar. Arab harflerini ıslah taraftarları ise başlıca beş cereyana ayrılmışlardı:

1) Her bir Arab harfinin şeklini Latin yahut Rus harfi şekline benzetmekle beraber has isimler ve saire için büyük harfler icad edilir, baskı harfleri el yazısı harflerden farklı olur. (Bu fikri ileri sürenler Kazandaki maruf matbaacı Rus N. Haritonof ve saire idiler). Orenburglu Zakir ve Şakir Rami kardeşlerin layihası (tasarısı) da yukandaki fikirleri ihtiva ediyordu. Fakat bunlar yalnız tıbaat harflerini ıslah etmeyi ileri sürmekle iktifa ederek el yazısı harfleri olduğu gibi bırakmak fikrinde idiler.

2) Hem matbaa hem elyazısı için Arab harflerinin değiştirilmeyen yahut az-çok değiştirilen yalnız şekillerini kullanmak taraftarları (harfleri birleştirmeden, tek tek) (Milaslı İsmail Hakkı, Ahmed Can Mustafa, İmad Nogaybeg ve saire layihaları).

3) Arab harflerinin iki şeklini (Baş ve yalnız şekilleri) kullanmak taraftarları. Bunlann fikirlerine göre orta şekil yerine baş şekil, son şekil yerine yalnız şekil kullanılacaktı. (Tanin gazetesi ve Moskovalı Abdurrahman Burnaşoğlu layihaları). Bu layihaların üçü de matbaalarda tatbik edilmiştir.

4) Yalnız baş şekilleri kullanmak taraftarları (Abdullah Alpar, Hadi Maksudî, Mehmed İdris ve saire layihaları). Bu dördüncü nev'i layihalardan bazıları matbaalarda tatbik olunmuştur. Bilhassa Mehmed İdris layihasına göre dökülen harfler serlevhalarda ve ders kitaplannda pek ziyade şayi' olmuştur ve,

5) Baş şekilleri onlara orta şekillerin evvelki nısfını (yarısını) ilâve eylemekle tadil ederek bu muaddel baş şekilleri kullanmaya taraftar olanlar (Âlimcan Şeref ve saire layihası) . Bu layihaların hepsini tahlil etmenin imkânı yoktur. Yalnız şunu diyebiliriz ki, neşet itibarıyla en yeni olan ve Arab harflerini ıslah uğrunda yapılan bütün tecrübelerden istifade etmek yoluyla meydana getirilen şu beşinci ıslah layihası okur-yazar ahalinin okuma yazma itiyadını hiç ihlâl etmemekle beraber ıslah olunmayan Arab harflerinde bulunan bütün mahzurları bertaraf ediyor. Bu sistem ile Ufa şehrinde yapılan iri ilân harfleri Sovyet Cumhuriyetleri İttihadı'nm birçok mahallerinde tatbik edilmektedir. Kazan dökümhaneleri el-yevm bu sistem harfleri hazırlamakla meşguldürler.

Harf sistemlerinin umumî kıymetlerinden bahsederken biz, Latin-Rus sistemi harflerle asıl Arab harflerini mukayese edeceğiz. Amelî ve şe'nî mukayeseler için ise Azerbaycan'da kabul edilen Latin harfleriyle Kazan'da müstamel ıslah edilmiş olan Arab harflerini alacağız.

Kaynak: islamharfleri.com


Bu Haberi Paylaş

 
< Önceki   Sonraki >