| İki sistem harfi matbaa tekniği nokta-i nazarından mukayeseye başlayalım. Latin elifbasında tıbaat (basım) için her bir harfin iri ve ufak olmak üzere iki türlü şekli vardır. Gerçi Latin harfi matbaa tekniği ve yazı makinaları için tamamen uygunlaştırılmıştır. Fakat bu Batı Avrupa'dadır ve Avrupa kavimlerinin elifbalarına göredir. İş bize gelince garbın hazır tekniğinden istifade etmeye kalkışırsak büyük sukut-ı hayale uğrayacağız. Zira evvelâ bugün Avrupalıların kullandığı Latin elifbaları bizim mübrem(vazgeçilemez) ihtiyacımızı ifa edemiyor. Çünkü o elifbalarda bize lâzım olan harflerin yüzde otuzu eksiktir. Demek mübrem sadalarımızı ifade etmek için birçok yeni harfler yapmak yahut mevcuttan değiştirmek, yani Latin elifbasını tadil ve ıslah etmek lâzım olacaktır. Dökümhanelerde yeniden ikmâl edilmeden hiçbir harf takımı, işimize gelmediği gibi, şu veya bu tariklerle tadil edilmeden hiçbir yazı makinasmdan da istifade edemeyeceğiz. Saniyen, hatta Kazan, Orenburg, Taşkent, Semerkant, Uf a ve Astrahan gibi mühim merkezlerde de sizin tarafınızdan tadil edilmeyen Latin hafleri bile bulunmuyor. F. Ağazade'nin hikâyesine göre, Azerbaycan'da Latin harfleriyle elifba kitabı basmaya teşebbüs edilirken bütün Azerbaycan memleketinde bunun için kâfi miktar harf bulunmamıştır. Beş altı ay sonra Azerbaycan hükümetinin siparişi üzerine binaen Tifliste dökülmüş olan Latin harfleri gelince de Bakü'de Latin harflerini dizebilen mürettib bulunmamıştır. Nihayet kırk kişilik bir mürettibler kursu açmaya ihtiyaç hâsıl olmuştur. Bakü'de daha «müsavatcüar» zamanında Latinciler vardı ve Latin harfleriyle ilk elifba neşrolunmuştu. Şimdiki mahallî hükümet Latincilere yalnız manevî ve idarî cihetten değil, maddî cihetten de kâfi derecede muavenet etmek iktidanndadır. Latin harflerini tatbik uğrunda böyle bir memlekette bunca müşkilâta uğranılmışken, bu müşkilât başka Türk ülkelerinde elbet daha şiddetlice hissedilecektir. Matbaalarda Kazan Türkçesine tatbiken kullanılan ve ıslah edilmeyen Arab harflerinin ondokuz tanesinden her birinin dörder şekli, onüç tanesinin herbirinin ikişer şekli vardır. Bugün Azerbaycan'ın Latin harfli mürettibhanele-rinde harfler için (66) göz var ise, bu miktar muhtelif alâmetler, rakamlar ve saire ile beraber (110) gözü bulur. Bugün Kazan'da kullanılan yeni imlâya göre ise, şimdilik harflerin dörder şekli muhafaza edildiği halde mürettibha-ne kasalan (150) gözlüdürler. Demek Arab harflerinin eski şekilleri kullanıldığı zaman mürettibhanelerdeki alâmetler, Azerbaycan'ın Latin harfli mürettibhanelerindeki alâmetlerden yüzde otuzbeş kadar fazladır. (Burada rapor sahibi Kazan'da Arab harfleri için ne gibi teknik tadilat yapıldığını söyledikten sonra böyle devam ediyor): Böylelikle Arab harflerinin daha esaslıca ıslah olunma-yıp da son zamanlarda Kazan'da kullanılan muaddel şekillerini bile alırsak, bunların Latin harflerine nisbetle matbaa için kolaylıksızlığı yalnız birkaç kasa gözünün fazla olmasından ibarettir. Başka cihetten ehemmiyetli fark yoktur. Arab harflerinin sadece baştaki ve sondaki şekillerini muhafaza eden Abdurrahman Burnaş Efendi projesine göre bugün Moskova dökümhanelerinde dökülmekte olan ve okunaklılık cihetinden eski harflerden hemen hiç farkı olmayan Arab harflerini kullanan mürettibhanelerin kasa gözleri ise Latin harfli mürettibhanelerinkinin sayısı ile müsavidir. Bu yeni biçim harfler yazı ve tıbaat makinala-rına tatbik cihetinden Latin harflerinden hiç de farklı değildirler. Bu harflere göre Moskova'da imâl edilen yazı ma-kinası şimdi Başkırdistan merkezi olan Ufa şehrinde bi'1-fiil kullanılmaktadır. Demek yalnız şu kadarcık ıslah olunan Arab harfleri bile teknik mükemmeliyet cihetinden Latin harfleriyle boy ölçüşebiliyor. Burnaş Efendi projesi harf ıslahının ilk basamağıdır. Ama sadece tek bir baş şekli muhafaza eden Kazan ıslah projesine göre, mürettibhanelerde harfler, rakamlar ve sair alâmetlerin mecmuu için ancak altmışbeş kasa gözü bulunacaktır ki, Latin harfli mürettibhanelerinkinden yüzde otuzbeş derecesinde eksiktir. Bunda harf şekillerinin sayısı ise Latin kasalarmdakinden yarı yanya eksiktir. Şunu da kaydedelim ki, bu iki projeye göre dökülen Arab harfleri aynı ölçüde (puntoda) olan Rus ve Latin harflerinden hem okunaklılık hem sığdırış cihetinden hiç de aşağı olmayacaktır. Baş harfler bugün Kazan dökümhanelerinde dökülmekte olduğu gibi, bu harflerle yapılan yazı maki-naları da Kazan Cumhuriyetinin hükümet müesseselerinde kullanılmaya başlamıştır. Böylece ıslah olunan harflerin miktarı pek az olduğundan, aynı yazı makinasma Rus harfleri de yerleştirmek mümkündür ki, bir taş ile iki kuş vuruluyor demektir. Yukarıda zikredilen tadilat, harfleri iki yahut tek bir şekle iade tarikiyle icra edilen amelî ıslahat, şimalde tedricî surette yapılmıştır. Bu herkese malumdur ve böylece ıslah olunan Arab harfleri şimal Türk zümrelerinin kaffe-sinde az çok tatbik ve istimal de edilmektedir. Azerbaycan ise iktisadî ve medenî cihetlerden en kuvvetli Türk cumhuriyeti olduğu halde harf ve imlâ meselelerinde kendisinin kuvvetiyle mütenasib faaliyet göstermek şöyle dursun, şimalli ırkdaşlarmın bu sahada uzun zamanlar çalışarak elde ettikleri faydalı neticelerden bile istifade etmek istememiştir. Azerbaycan Latincilerinin ıslah ederek hemen hemen fonetik imlâya yarar bir şekle koydukları Latin harflerini hiç ıslah edilmemiş Arab harfleriyle mukayese ederek ve Arapça kelimelerin bin sene evvelki imlâsını ileri sürerek bu sonuncu harflerin Türkçe imlâya gelmediğini, matbaacılık için uygun olmadığını iddia etmeleri biz Şimal Türkleri ekseriyetinin ancak hayretini mucib olmaktadır. Bu sahada şimalliler çalışırken cenublular derin uykuya dalmışlardı. Şimdi uyanır uyanmaz «Latin» e sıçradılar diyeceğim geliyor. İnsan Kazan, Ufa, Taşkent sokaklarında dolaşırken yerli köylülerce de anlaşılır Arab harfleriyle yazılmış olan çeşit çeşit levhalara tesadüf ediyor. Bakü'de ise yerli köylüler ilk görünüşte yanında duran Ruscasından hiçbir farkı olmayan Latince levhalardan başkasını görmezler. Sanki bu levhalar ahalinin birşey anlaması için değil, Ruscası ile mukayese ederek yeni elifbayı öğrenmesi için asılmıştır. İnsan mecburiyetle Azerbaycan köylüsünün haline acıyor. Kaynak: islamharfleri.com |